"veren de Sensin alan da Sensin" bunu söylüyordu sadece zikir gibi. kalbini nasıl teskin edeceğini bilmiyordu. biraz sonra olabileceklerden çok korkuyordu. kendini şimdiden en kötüye hazırlamaya çalışıyordu. sanki nefes alamıyor gibiydi. nefes içinde şişmiş, başka hiç bir şeye yer kalmamış, az daha hava girerse patlayacak gibi kocaman bir baskı oluşturmuş ama dışarıya çıkacak bir yer bulamamış gibiydi.
daralıyordu kalbi. sadece ve sadece "veren de Sensin alan da Sensin" dediği anlar zerre büyüklüğünde küçücük boşluklardan hava kabarcıkları çıkıyor gibi oluyordu.
bunu ilk kez yaşamıyordu. rahmine düştüğü günden beri tutunamayıp kayıp gideceğinden korkmuştu. karnında büyüdüğü her an ya bir şey olursa diye korkmuştu. türlü hastalık ihtimallerini duymuş, çeşit çeşit doktorlara gitmişti. kalbi rahatlayacak gibi olduğunda onu şımarıklıkla suçlamaya hazır bir eşi ve kayınvalidesi vardı.
korkularıyla baş etmeye çalışırken dışarıdan sakin görünmek zorundaydı tekrar tekrar bu insanların yaralamasından kaçmak için.
32. haftasında dayanamayacağını sandığı ağrılar hissediyordu. ve yine sadece içerdeki yavrusu için endişeliydi. o korktukça ve ne yapacağını bilemez halde kendini sakinleştirmeye çalışırken "sorumluluklarından kaçmak için abarttığını" söylemişti şeytanın evinde yerleşmiş şubesi.
ağlıyordu onu anlamayan bir kocası olduğuna değil bebeğinin hareketlerini çok az, çok uzaktan hissettiğini düşünerek. bir gün boyunca hiçbir tavsiye işe yaramayınca üç aktarmayla varmıştı hastaneye. kimseye yük olmamak için normal sıra almış ve poliklinik önünde bir saate yakın sıra bekledi.
doktor görmedi ultrasonda bir şey. ama o duvarları tırmalama isteği uyandıracak seviyede bir acı çekiyordu. tamam bir NSTye gir sonuçlarına bakalım dedi.
gittin ilk defa geliyordu. devlet hastanesinde bu haftadan önce bu hizmet verilmiyordu çünkü. endişeliydi yine. her şeyi diğerleri ile aynı yaptığından emindi. ama hemşire gidip gelip kağıda bakıp tekrar gidiyordu. ondan sonra gelenler bile çoktan kalkmıştı ama o hala uzandığın yerdeydi. ve kendini suçlamakta ihtisas yaptığı için yine bir şeyleri yanlış yaptığı için ölçülemediğini ve bunun için kaldığını sandı. hemşireye bir sorun mu var ben neden hala buradayım diye sormayı düşünmeye bile cesareti yoktu.
doktora götürdü sonuçları, görür görmez şimdi yatış vereceğim ama sakin ol diyordu. fakat o yatış kelimesinden sonra hiçbir şeyi tam olarak duymadı da anlamadı da. ağlamaya başlamıştı çoktan.
hastane, doktor veya hemşireden kaynaklı hiçbir gecikmeye itiraz edecek durumda değildi. korkuyordu, ağlıyordu, acı içinde bekliyordu.
perinatolojinin, travayın ve daha pek çok tıbbi terimin ne demek olduğunu kısa sürede öğrenmişti. iki gündür verilen hiçbir ilaç sancıyı durdurmuyordu. üstelik serviste nst bağlandıktan sonra makinenin verdiği uyarılardan anlamıştı bir terslik olduğunu yine. düğmeye basıyor, hemşireye bağırıyordu. ama kimse gelmiyordu. yanında üç haftadır kanala girmiş ama doğmasın diye biraz daha içerde kalsın diye tutmaya çalıştıkları bebeğin annesi kalkmıştı bu çaresizliğine dayanamayıp.
kalbi durmuştu ikinci kez. ve acil sezaryen ne demek öğrenmişti seni sedyeyle indirmeyen personeli azarlarlarken veya haftasını yanlış giren asistanı azarlarlarken. ağlamaktan bir insanın içi dışına çıksaydı o ilk olurdu muhtemelen.
küvez, adını duymadığı uzmanlık alanları arasında mekik dokunan haftalar, aylar ve yıllar..
ilk günden beri sanki hissetmişti veya belki o çok korktuğu için oluyordu bunlar. kendini suçlamak, kendinden nefret etmek bu hayatta en iyi bildiği şeylerdi.
bu kaçıncı havale bilmiyordu. artık havale geçirmesinden değil bunun bir son olmasından korkuyordu sadece.
yine sadece şahitti. hiçbir şey yapamıyordu. elinden dua etmekten başka hiçbir şey gelmiyordu. çaresizce sadece "veren de Sensin alan da Sensin" diyordu.
2 Aralık 2025 Salı
şahitlik II
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
şahitlik II
"veren de Sensin alan da Sensin" bunu söylüyordu sadece zikir gibi. kalbini nasıl teskin edeceğini bilmiyordu. biraz sonra olabil...
-
Merhaba ben Merve. Mekteplondon hesabından duyurup yönettiğim Hadi Yazalım atölyelerinin on yedicisinde whatsapp grubu coşunca bir blog açma...
-
Günlerdir yazı yazmak istiyorum. Ama başlığa bir türlü karar veremedim. Aklımda bir iki konu vardı ama hangisine önce başlayacağımı da bilem...
-
"veren de Sensin alan da Sensin" bunu söylüyordu sadece zikir gibi. kalbini nasıl teskin edeceğini bilmiyordu. biraz sonra olabil...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder